PKK Kurucularından Murat Karayılan: “Suriye’deki Gelişmeleri Değerlendirdi”
PKK’nın kurucularından ve KCK Yürütme Konseyi Üyesi Murat Karayılan, Stêrk TV’de yayınlanan programda Suriye’deki son gelişmeleri yorumladı.
Şam’ın 6 Ocak’ta Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırısının normal olmadığını belirten Karayılan, “I. Dünya Savaşı sonrasında, bölgeyi Sykes-Picot Anlaşması’na göre yeniden düzenlemek istediler. Bu düzenleme o zaman Suriye’den başladı. Şimdi de bölgenin yeniden düzenlenmesi yine Suriye’den başladı,” şeklinde konuştu.
Karayılan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın ortaklığında; ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin onayıyla “Kürtlerin yeni düzenlemelerde yer almak istemediğini” iddia etti.
“15 Şubat komplosuna benzer”
Karayılan’ın açıklamaları arasında, Mezopotamya Ajansı tarafından aktarılan şu sözler de yer aldı:
“Bu süreçte QSD ve Şam hükümeti arasında diyaloglar olmasına rağmen, 6 Ocak’ta nedeni belirsiz bir şekilde Halep’e saldırılar başladı. Ardından, defalarca müdahalelerde bulunulmasına ve ateşkes ilan edilmesine rağmen, hiçbirine uyulmadı ve saldırı devam etti. Bu açık bir komplo ve büyük bir plan, aslında yeni bir düzenleme var. Görünen odur ki, bu düzenleme içinde Kürtlerin yeri bulunmamaktadır. Aynı zamanda bu komplo, 15 Şubat komplosuna benzerdir.”
Suriye Demokratik Güçleri’nin “halkların kardeşliğine dayalı projesinin başarısız olduğu” şeklindeki görüşleri, Karayılan tarafından “milliyetçi ve kısıtlı bir yaklaşım” olarak değerlendirildi. Karayılan, “Halkların kardeşliği ve demokratik ulus çizgisi yanlış değildir. QSD’ye sırtını dönenler, egemen tabakadan aşiret liderleri idi; onların Arap halkının temsilcisi olmadığını söyleyemeyiz, Arap liderler güçlü kimseye tabi oluyorlar. Geçmişte Baas rejimi güçlüydü, tarafında yer aldılar; sonra DAİŞ geldi, ona katıldılar,” şeklinde konuştu.
“QSD’yi satın alamadıkları için satma da söz konusu değil”
Karayılan’ın açıklamalarından diğer önemli başlıklar şu şekilde:
- “Eğer QSD’yi satın almışlarsa, sattıklarından bahsedebiliriz. Açık bir şekilde QSD’yi satın alamadıkları için satın alma söz konusu değildir. Bu nedenle bu tür yorumlar doğru değildir.”
- “Uluslararası Koalisyon sürekli demokrasi yanlısı olduklarını belirtiyor, ‘halkların özgürlüğünü destekliyoruz, halkların hakları yanındayız’ diyorlardı. Ancak Suriye’de görüldü ki, El Kaide kökenli yapay bir Selefi örgüte destek verdiler ve demokratik bir yapı olan QSD’yi desteklemediler, yalnız bıraktılar. İşte bu ikiyüzlülüktür. DAİŞ’in tekrar yükselmesine izin verdiler.”
- “Biz hareket olarak hiçbir zaman bu tür ilişkilere ve devletlere güvenmedik. Apocu hareket olarak, Ortadoğu’da sürekli bağımsız bir politika izledik. Kendi gücümüze güvenmeli ve devletlerin değil halkın desteğiyle hareket etmeliyiz. Halk bugün bir güçtür. Devletlere de etki edebilir.”
- “QSD yenilmedi; büyük bir saldırıya uğradı ve hala direniyor. Bir komplo var ve QSD bu komploya karşı direniyor. Kuzey-Doğu Suriye yönetimi ve QSD Komutanlığı, bu büyük komployu ne zaman hissettiler, bunu tam olarak bilemiyoruz. Ancak açık bir şekilde daha önce hissetmediler. Bu durum eleştirilebilir. Geri çekilme yanlış değildi. Bu geri çekilme onların oyununu boşa çıkardı.”
“Kamuoyu desteği için çaba harcanmalı”
- “QSD yenildi diyorlar. Zaten QSD bu şehirlerde savaşmaya karar vermedi; geri çekilme kararı aldı. Şimdi QSD Kürdistan sınırlarına çekildi ve konuşlandı.”
- “Eğer onlara fırsat verilirse, katliam yapacaklar. Ben kişisel olarak oradaki direnişçilere, savunma güçlerine, YPG-YPJ ve QSD savaşçılarına sonuna kadar inanıyorum; Kobanê’yi koruyacaklardır. Biz devletlere değil, kendi gücümüze inanmalıyız. Fakat dünyadaki sol-sosyalist, demokrasi yanlısı kesimlerin desteğine de inanmalıyız.”
- “Kamuoyu desteği için çaba harcanmalı. Kamuoyu ne için çalışmalı? Birincisi, Kobanê üzerindeki kuşatmanın kaldırılması; ikincisi, Kobanê ve Cizre arasında sürekli bir koridorun oluşturulması; üçüncüsü, Kobanê’nin korunması için uluslararası düzeyde hava gözetimi olması.”
- “Özellikle son bir haftadır dört parça Kürdistan ve özellikle Avrupa’da, ülke dışındaki halkımızın direnişini kutlamak gerekiyor. Değerli halkımızı selamlıyorum. Güney Kürdistan başta olmak üzere Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki gençlerin provokasyonlara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Oyunlara gelmemeliler.”
- “Şu ana kadar ne kadar ateşkes ilan edildiyse hiçbirine uyulmadı. Halkımız, kamuoyu 15 günlük ateşkese fazla güvenmemeli. Eğer olursa tabii ki iyi olur. Biz bunu destekliyor, savaş istemiyoruz. Örgütsel bağlarımız olmamasına rağmen, Kürtler olarak bunu destekliyoruz. Halkımız ve özellikle savunma güçleri buna güvenmemeli. Rojava yanlısı herkes hareketlerini durdurmamalı.”
(TY)
