Rize’nin Pazar ilçesinde çay üreticileri, topladıkları çayları ÇAYKUR’un uyguladığı kota ve kontenjan nedeniyle özel sektöre mecburen satmak zorunda kalmanın sıkıntısını yaşıyor. Üreticiler, özel sektörün çayı alım fiyatının devletin belirlediği seviyenin çok altında olduğunu dile getirerek, bu durumun kendilerini büyük ölçüde mağdur ettiğini ifade ediyorlar. Çay bahçesinde çalışarak topladıkları çayları, özel sektör fabrikalarına taşımak zorunda kalan çay üreticisi Ayşe Yıldız, “Topladığımız çayları özel sektöre mecburen götürüyoruz. Ancak özel sektör, bu çayı çok düşük fiyatla alıyor ve ödemeleri 6 ay sonra yapıyor. Bu yüzden maddi olarak zor durumda kalıyoruz. ÇAYKUR’un üreticilere uyguladığı kontenjanın kaldırılmasını ya da daha sık alım yapılmasını talep ediyoruz. Kontenjan uygulaması nedeniyle çayımızı yeterince toplayamıyoruz ve bu durum ikinci ve üçüncü hasatları da etkiliyor” dedi.
“150 Kilo Kontenjanla Çay Üretmek Mümkün Değil”
ÇAYKUR’un kapasite yetersizliğini bahane ederek uyguladığı kota ve kontenjan sisteminin üreticileri zor durumda bıraktığını belirten Yıldız, “Çayı mecburen toplamamız gerekiyor. Bazen yalnız çalışanlar olduğunda çayı iki gün bekletmek zorunda kalıyoruz çünkü alım yapılmıyor. 5 dönüm arazide 150 kilo kontenjanla hiçbir şey başaramazsınız. Bu durum, iğneyle kuyu kazmaya benziyor. Sonuç olarak çayı özel sektöre satmak zorunda kalıyoruz. Özel sektöre peşin satıyoruz ama fiyatları daha da düşürdü. Devlet alım yapmadığında özel sektör fiyatları düşürüyor. Önceden devlet yüksek alım yaparken, özel sektör de benzer fiyatlardan alıyordu. Ancak en küçük bir aksamada, kontenjan ve randevu sistemi devreye girdiğinde, özel sektör tüketicinin çıkarlarını gözetiyor” açıklamalarında bulundu.
“Devlet Acil Önlem Almalı”
Çay üreticilerinin yaşadığı sorunların çözülmesi için yetkililere çağrıda bulunan Yıldız, “Burada kimse vatandaşı ya da çalışanı düşünmüyor. Zorlu koşullarda çalışıyoruz; sıcak, soğuk, emek… Böyle devam ederse, insanlar bir gün bıkıp çayı dereye dökecek. Buradaki çoğu insan geçimini çaydan sağlıyor. Devletin bir şeyler yapması şart. Alım yerlerini açamasa bile en azından fabrika sayısını artırmalı. ‘Fabrika yanıyor’ denilip kapatılıyor, sonra her şey özel sektöre kalıyor. Bu durum, vatandaşın zararına” ifadelerini kullandı.
“Çay Zamanında Toplanmalı”
Çay üreticisi Osman Karabulut, ÇAYKUR’un üreticilere acele etmemeleri konusunda uyarılar yaptığını ancak çayın tarlada bekletilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Biz üreticiyiz, dedelerimizden bu işi yapıyoruz. Ama şu anda üreticiler perişan durumda. Çay başladığı gün kesilmeye başlanmalı ve durmaksızın toplanmalıdır. Ruhsatsız çaylara ruhsat verilmesi kabul edilebilir, ancak bu kadar çay üretimi artarken neden yeterli fabrikalar yapılmamıştır? Giresun’dan Artvin’e kadar birkaç fabrika var ve mevcut fabrikalar yetersiz. Vatandaşı suçlamanın manası yok. Çay beklemez. ‘Bekleyin alacağız’ diyorlar ama alınan çayı işleyemiyorlar. Fabrikaların sahasında yüzde 20 oranında işlenemeyen çay kalıyor ve bu çay gübreye dönüşüyor” dedi.
“Yeni Fabrikalar Kurulmalı”
Üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için yeni fabrikaların kurulması gerektiğini belirten Karabulut, “Giresun’dan Artvin’e kadar yeni fabrikalar yapılsın. Özel sektöre ödeme zorunluluğu getirilsin. Devlet bir ay içinde ödeme yapıyorsa, özel sektör de aynı şekilde ödeme yapmalı. Aksi takdirde yaptırım uygulanmalı. Vatandaş sabahın erken saatlerinde kalkıyor, yemek bile yemeden çalışıyor” şeklinde konuştu.