Muhammed Köseoğlu’nun Ölümü: Silahın Temizlendiği İddiası ve Eşinin İfadesi

Tokat’ın Turhal ilçesinde, 2 yıl önce kendi aracında göğsünden vurulmuş olarak bulunan Muhammed Köseoğlu’nun ölümüne dair davada, tutuksuz yargılanan eşi Ş.K. ilk kez mahkeme önüne çıktı. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen kadın, tüm suçlamaları reddetti.

Olay, 18 Ağustos 2024 tarihinde meydana geldi. Hayvancılıkla uğraşan ve 7 aylık evli olan Muhammed Köseoğlu, şehirlerarası otobüs terminaline yakın bir yerde park halindeki aracında silahla göğsünden vurulmuş bir şekilde ölü bulundu. Olayın ardından acil tıp teknisyeni olan eşi Ş.K., polis tarafından sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak, Adli Tıp raporları doğrultusunda savcılık cinayet şüphesiyle soruşturma başlattı ve Turhal Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianame hazırladı. İddianamede, olay günü Köseoğlu ile eşi Ş.K. arasında bir tartışma yaşandığı belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporuna göre, Köseoğlu’nun sağ göğüs bölgesinden yakın mesafeden vurulduğu tespit edildi. Kriminal incelemede ise şüphelinin el örneklerinde atış artığı bulunduğu, sol elinde antimon elementi olduğu ifade edildi. Olay sonrası ele geçirilen silah üzerinde parmak izi tespit edilememesi, silahın temizlenmiş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

İddianamede, toplanan deliller, uzman raporları ve tanık ifadeleri doğrultusunda Ş.K. hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu kaydedildi. Şüpheli Ş.K. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma’ suçundan da ceza talep edildi. Davanın ilk duruşması Zile Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmaya, tutuksuz sanık Ş.K. ile Muhammed Köseoğlu’nun ailesi ve avukatları katıldı. Ş.K., duruşmada suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme, sanığın tutuksuz yargılanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Mahkeme sonrası, Muhammed Köseoğlu’nun avukatı Ertuğrul Yılmaz bir açıklama yaptı. Sanığın delilleri gizlemeye çalıştığına dikkat çeken Yılmaz, “Delilleri saklamaya çalışması, eşi hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan ilk duruşmanın yapılmasına neden oldu. Eşini kaybeden bir insan, acısını yaşar ve intihar sebebini biliyorsa bunu açıklar. Eğer bilmiyorsa, sebebi öğrenmek için çaba sarf eder,” dedi.

Yılmaz, sanığın soruşturma sürecinde delilleri örtbas ettiğini iddia ederek, “Bu dosyada iletişimin tespiti HTS dökümleri önemli bir delildir. Sanık, olay tarihinde kullandığı GSM numarasını soruşturma dosyasına vermemiştir. Farklı bir numara vererek, olay anında maktulün akrabalarına silahı bulması için telkinlerde bulunması da şüphe uyandıran bir durumdur. Sanık, delilleri gizlemeye çalışmıştır,” diye ekledi.

Acil tıp teknisyeni olan sanığın, nasıl müdahale etmesi gerektiğini bildiğini vurgulayan Yılmaz, “Maktul iç kanama sonucu vefat etmiştir. Bu durumda yapılması gereken, kalp masajı değil, kanın dışarı boşaltılmasını sağlamaktı. Bu durumu sanık net bir şekilde bilmesine rağmen, hiçbir şey yapmamıştır,” şeklinde konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir