Cumartesi Anneleri/İnsanları, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası idam edilen ve cesedi ailesine teslim edilmeyen Veysel Güney’in akıbetini sorgulamak üzere 1107. hafta buluşmalarını gerçekleştirdi. Bu anlamlı etkinlikte, polis bariyerlerinin önünde kayıpların fotoğrafları ve karanfillerle birlikte buluşan grup, Veysel Güney’in nerede olduğuna dair cevap aradı. Açıklamayı okuyan İkbal Eren, 28 yıl sonra da olsa Veysel Güney’in unutulmadığını vurguladı.
İkbal Eren, Veysel Güney’in 28 Aralık 1980’de Antep’te gözaltına alındığını belirterek, Adana Bölgesi Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No’lu Askeri Mahkemesi’nde yargılandığını ve savunma hakkının reddedildiğini ifade etti. Eren, Güney’in 17 Şubat 1981 tarihinde “delil olmaksızın idam cezasına çarptırıldığını” ve 10 Haziran 1981 tarihinde Gaziantep E Tipi Cezaevi’nde idam edildiğini hatırlattı. Eren, “Veysel’in idamından sonra kalemi, sigarası ve çakmağı babası Ali Güney’e teslim edildi; ancak 10 Haziran 1981 tarihli tutanakla teslim edilmesi gereken ceset kayboldu” dedi.
“Savcı delil bulamadığını kaydetti” Eren, idam sırasında bulunan savcı Mete Göktürk’ün yıllar sonra yazdığı “Adaleti Gördünüz mü?” adlı kitabındaki açıklamalarını hatırlatarak, “Göktürk, Veysel Güney’i suçlayacak herhangi bir delilin bulunmadığını ifade etti. Yargılamanın tarafsız ve adil bir şekilde yürütülmediği konusundaki şüphelerini de dile getirdi” diye konuştu. Güney ailesinin mezar yerini bulmak için yıllardır mücadelesini sürdürdüğünü belirten İkbal Eren, anne Zeynep Güney’in “Oğlumun resmini gözüme çizdim, ismini dilime yazdım, mezarını kalbime kazdım” sözlerini hatırlattı. Zeynep Güney’in 2012’de, baba Ali Güney’in ise 2014’de çocuklarının mezarına ulaşamadan vefat ettiğini belirten Eren, “Kaç yıl geçerse geçsin, Veysel Güney ve tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten vazgeçmeyeceğiz. Devletin evrensel hukuk normlarına uyması gerektiğini hatırlatmaya devam edeceğiz” dedi.
Veysel Güney’in kardeşi İsmail Güney de etkinlikte söz aldı. Kardeşi Ayhan Güney’in mektubunu okuyan İsmail Güney, “45 yıl önce idam edilen Veysel Güney’in kardeşiyim. Veysel’in idama giden yolculuğunda onunla görüşmemize izin verilmemişti. O anı yaşayamadan, annem ölene kadar Veysel’e son kez sarılamamanın acısını çekti” dedi. Konuşmaların ardından Galatasaray Meydanı’ndaki anıta karanfiller bırakıldı.