“Orban’ın Seçim Yenilgisi: İsrail’in Önemli Destekçisini Kaybetmesi”

İrlandalı gazeteci ve AB politikaları uzmanı David Cronin, Macaristan’daki genel seçimde Viktor Orban’ın yenilgisinin, Avrupa Birliği’nin (AB) en belirgin “İsrail destekçisini” kaybetmesi anlamına geldiğini dile getirdi. Ancak, bu durumun AB içerisindeki diğer liderler tarafından destek görmesi nedeniyle büyük bir değişim yaratmayabileceğini de vurguladı. Cronin, Orban’ın seçim kaybının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Macar liderin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya açık destek verdiğini hatırlatarak, “Orban, kesinlikle İsrail’in AB içindeki en ateşli destekçisiydi. Bunu, Netanyahu’yu Budapeşte’de ağırladığında ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yönelik eleştirilerde bulunduğunda net bir şekilde gördük” ifadelerini kullandı.

Cronin, “Orban, Filistinlilere zarar vermekten doğrudan sorumludur” diyerek, Macaristan’ın Filistin’in sağlık ve eğitim hizmetleri için hayati öneme sahip AB yardımlarını engellediğini ve bu durumun kanser gibi ciddi hastalıkları olan insanların tedaviye ulaşmalarını zorlaştırdığını belirtti. “Orban’ın yenilgisi, İsrail’in en büyük hayranlarından birinin iktidarı kaybetmesi demek. Ancak, Filistin haklarının savunucuları olarak kutlama yapmak için henüz çok erken” diyen Cronin, AB içinde İsrail’e destek veren diğer liderlerin varlığının bu durumu değiştirebileceğine dikkat çekti. Yeni Başbakan Peter Magyar’ın, AB’nin ana akımına daha yakın bir profil çizdiğini belirten Cronin, geçtiğimiz yıl AB hükümetleri tarafından önerilen İsrail’e karşı yaptırım tavsiyelerinin bu değişimi işaret ettiğini, ancak AB’nin henüz somut adımlar atamadığını da sözlerine ekledi.

Viktor Orban, görevi süresince AB içerisinde İsrail’e yönelik politikaların şekillenmesinde etkili bir aktör olarak öne çıktı. AB’de dış politika kararlarının oybirliğiyle alınması, Budapeşte yönetimine İsrail’e yönelik eleştirileri engelleme fırsatı sundu. Macaristan, özellikle Gazze’ye yönelik saldırıların arttığı dönemlerde Brüksel’in ortak açıklamalarını birçok kez bloke etti. Örneğin, Mayıs 2021’de İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılar esnasında AB’nin ateşkes çağrısı ve İsrail’i eleştiren ortak bildiri yayınlama girişimi Macaristan tarafından engellenmişti. Ayrıca, 2023 yılında Gazze’deki çatışmaların yeniden başlaması sonrası AB’deki sert ifade çağrıları da Budapeşte’nin itirazları nedeniyle yumuşatılmıştı. Macaristan, İsrail’e yönelik olası yaptırımlar konusunda da karşı bir tutum aldı. 2024’te Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti nedeniyle İsrailli kişi ve gruplara yaptırım uygulanması tartışılırken, Budapeşte bu tür adımlara mesafeli durarak sürecin ilerlemesini zorlaştırdı.

Orban hükümeti, Filistin’e yönelik mali destek mekanizmalarında da benzer bir tutum sergiledi. 2023 sonunda Gazze’de insani krizin derinleştiği dönemde AB’nin Filistin’e yönelik yardımlarının artırılması gündeme geldiğinde, Macaristan fonların gözden geçirilmesini talep ederek kararların gecikmesine neden oldu. Önceki yıllarda da Filistin yönetimine sağlanan bazı eğitim ve sağlık yardımlarının serbest bırakılmasında Budapeşte’nin çekinceleri etkili oldu. Ayrıca, Orban’ın İsrail’e verdiği destek, çeşitli diplomatik ve sembolik adımlarla da pekiştirildi. Orban yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu’ya yönelik kararlarına karşı da açık destek sundu.