Rusya ve Avrupa arasındaki güvenlik müzakereleri, Kremlin’den gelen dikkat çekici bir öneriyle yeni bir boyut kazandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz hafta sonu yaptığı açıklamada, Ukrayna savaşının sona erme olasılığının arttığını ifade etti ve Avrupa ile yeni bir güvenlik yapısı üzerinde müzakere yapılmasına açık olduklarını belirtti. Putin’in önerisi, özellikle eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’in arabulucu olarak gösterilmesiyle dikkat çekti. Kremlin lideri, Schröder’in Almanya’daki siyasi geçmişi ve Moskova ile olan uzun süreli ilişkileri sayesinde taraflar arasında iletişim sağlamanın mümkün olabileceğini öne sürdü.
Ancak bu öneri, Avrupa Birliği içinde hızla tartışmalara yol açtı. Brüksel’de gerçekleştirilen AB dışişleri bakanları toplantısında birçok ülke temsilcisi, Schröder’in tarafsız bir arabulucu olarak kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Schröder’in, başbakanlık görevinden ayrıldıktan sonra Rus enerji şirketlerinde üst düzey pozisyonlarda çalışması ve Putin ile yakın ilişkileri eleştirilerin odağı oldu. AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas, toplantının ardından yaptığı açıklamada Putin’in Schröder’i tercih etmesinin nedeninin açık olduğunu belirterek, “Bu durumda masanın iki tarafında da benzer eğilimlere sahip isimler bulunur.” diyerek öneriyi sert bir dille eleştirdi.
Almanya hükümetinde de benzer görüşler ortaya çıktı. Almanya’nın Avrupa Bakanı Gunther Krichbaum, Schröder’in Kremlin’e yakın bir profil çizdiğini belirterek, bu ismin bağımsız bir arabulucu olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Öte yandan, Almanya’daki Sosyal Demokrat Parti içinde farklı sesler de yükselmeye başladı. Parti dış politika sözcüsü Adis Ahmetovic, teklifin tamamen geri çevrilmemesi gerektiğini, Avrupalı ortaklarla birlikte dikkatli bir şekilde ele alınmasının önemli olduğunu savundu. SPD milletvekili Ralf Stegner ise Avrupa’nın savaşın sona ermesi için tüm diplomatik fırsatları değerlendirmesi gerektiğini öne sürdü ve doğrudan iletişim kanallarının kapatılmasının uzun vadede çözümü zorlaştırabileceğine dikkat çekti.
Avrupa Birliği, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısının ardından Moskova’yı diplomatik ve ekonomik olarak izole etmeyi temel politika haline getirmişti. Ancak savaşın uzaması, enerji güvenliği sorunları ve ABD öncülüğündeki barış girişimlerinin yeterli ilerlemeyi sağlayamaması, Avrupa’da yeni arayışları gündeme getirmeye başladı. Son dönemde bazı Avrupalı diplomatlar ve siyasetçiler, kıtanın güvenliği açısından Rusya ile doğrudan teması kaçınılmaz bir gereklilik olarak değerlendiriyor. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın geçtiğimiz hafta yaptığı “doğru zaman geldiğinde Rusya ile görüşmelere hazırlık yapılıyor” açıklaması da bu tartışmaların güçlendiğini gösteriyor.
Putin’in Schröder önerisinin resmi bir müzakere planına dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini korurken, bu tartışma Avrupa’da Rusya’ya yönelik yaklaşımda yeni bir fikir ayrılığını gözler önüne seriyor.