Tolga Akalın: İktidarın Kontrolü Türk Milliyetçilerinin Elinde

Tolga Akalın, hukukçu, siyasetçi ve İYİ Parti’nin kurucularından biri olarak Meltem TV’de yayınlanan “Aydın Sohbetleri” programında gazeteci Çağdaş Bayraktar’ın sorularını yanıtladı. Programda, İYİ Parti’den ayrılış sürecinden Anadolu’daki Türk kimliğine, kumpas davalarından dış politikaya kadar pek çok konuya dair çarpıcı yorumlar yaptı.

“İSRAİL İRAN’A SALDIRDIKTAN 2 SAAT SONRA İSTİFA ETTİM, GÜRÜLTÜ ÇIKMASIN DİYE” Çağdaş Bayraktar’ın istifa sürecine ilişkin sorularını yanıtlayan Akalın, İYİ Parti’den ayrılma nedenini ve siyasette vefanın önemini şöyle ifade etti: “Geçmişteki partimde çok sevdiğim dostlarım var. Onların siyasi onuru benim için kıymetlidir. Partiden ayrılırken birini bile istifaya çağırmadım. Medyanın en zayıf olduğu gün cumartesi olduğu için, partime zarar gelmemesi adına o gün istifa ettim. Hatta, biraz daha detay vermek gerekirse, gürültü çıkmasın diye İsrail’in İran’a saldırdıktan 2 saat sonra istifa ettim. Bu benim ocağım ve istifa etmek zorunda kaldım.”

“NİYETİM ANADOLU’YU GEZİP KONFERANSLAR VERMEKTİ” İstifa sonrası planlarından ve Anahtar Parti’ye katılma sürecinden bahseden Akalın, “Normalde istifa ettiğimde amacım Nisan ve Mayıs aylarında Anadolu’yu dolaşıp Türk milliyetçiliği üzerine konferanslar vermekti. Bunu yapmayı düşünüyorum ama Yavuz Başkan bu dili oluşturduğu için, bu siyasi oluşumun kurumsallaşmasına katkı sağlamak adına davetini kabul ettim.”

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM İKTİDARIN KİLİDİ TÜRK MİLLİYETÇİLERİNDE” Anahtar Parti’ye katılma sürecini anlatan Akalın, iktidar değişiminin anahtarının Türk milliyetçilerinin elinde olduğunu belirtti: “Gelecek dönemde iktidarın kilidinin Türk milliyetçilerinin elinde olduğunu düşünüyorum. Geçmişte de benzer bir durum vardı ama bu sefer durumu değiştirmek için Anahtar Parti ve Yavuz Başkan ile ortak bir mücadele yürüteceğim.”

“ASKERE TÜRK MÜSÜN DİYE SORDUKLARINDA ‘ESTAĞFURULLAH’ DİYORDU” Yavuz Ağırlıoğlu’nun kimliği ve Anadolu’daki etkisi üzerine konuşan Akalın, “Son 30 yıldır Anadolu’da Türklüğe bakış açısı çok değişti. Tarihte Osmanlı uleması Anadolu Türküne ‘İdraksız Türk’ diyordu. Bugün, askere ‘Türk müsün?’ diye sorduklarında ‘Estağfurullah’ yanıtını alıyorduk. Anadolu’daki bu muhafazakar dalga, Türklüğün değerini zedeledi. Türk milli kimliği, devlet ve millet birliğimizin temelidir. Bu kimlik zedelendiği an, devletin ayakta kalması mümkün değildir.”

“EVLATLARIMA BIRAKABİLECEĞİM EN BÜYÜK MİRAS” Ergenekon davaları döneminde yaşadığı zorluklara da değinen Akalın, o süreçteki duruşunu şu şekilde özetledi: “O dönemde genel sekreter yardımcısı, il başkanlığına devam etmem için bana baskı yapıyordu.” Akalın, bu süreçteki tutumlarının evlatlarına bırakabileceği en büyük miras olduğunu dile getirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir